ELEKTRİK GENEL KONULARI
ELEKTRİK GENEL KONULARI
GÜÇ VE ENERJİElektronlar bir iletkenden geçerken
iletkenin atomlarına çarparak titreşimlere sebep olurlar. Bu titreşimler
iletkene ve çevreye yayılarak ısı enerjisinin oluşmasına sebep olurlar. Bu
şekilde elektrik enerjisi ısı enerjisine dönüşmüş olur.
Isınan iletkenin erime noktası çok
yüksek ise iletken akkor hale gelerek ışık enerjisi de
yayar.
- ENERJİ
Bir elektrik devresinden akım
geçirildiğinde iş yapılmış (bir miktar enerji harcanmış) olur. Bu
enerji
Enerji = Gerilim x Akım x
Zaman
E = V . I . t olur.
V2
V = I . R olduğundan enerji E = —- .
t veya E = I2 . R. T şeklinde de ifade edilir.
R
|
E |
V |
I |
R |
t |
|
Enerji |
Gerilim |
Akım |
Direnç |
Zaman |
|
J |
V |
A |
W |
s |
|
wh |
V |
A |
W |
h |
1 wh =
3600 J
1 kwh =
1000 wh
1 J
= 0,24 cal
B. ELEKTRİKSEL
GÜÇ
Bir elektrik devre elamanının
harcadığı güç;
Harcanan enerji V . I .
t
Güç = ---------------------- P = --------------
Zaman t
Güç = Gerilim ▪ Akım P = V . I
V2
V = l . R olduğundan güç P = ---- veya P = l2 . R şeklinde
ifade edilir.
R
|
P |
V |
l |
R |
|
Güç |
Gerilim |
Akım |
Direnç |
|
W |
V |
A |
n |
VI.
MANYETİZMA
Demir, nikel, kobalt gibi maddeleri
çekme özelliği gösteren cisimlere mıknatıs denir.
Elde ediliş biçimlerine göre; doğal
ve suni mıknatıs şeklinde ikiye ayrılırlar.
Mıknatıslık sürelerine göre ise;
geçici ve daimi mıknatıs şeklinde ikiye ayrılırlar. Mıknatıslar şekillerine göre
incelendiğinde; atnalı, çubuk, U şeklinde ve pusula
iğnesi şeklinde olanları vardır.
A. MIKNATISIN KUTUPLARI VE MANYETİK
KUVVET ÇİZGİLERİ
Mıknatısın çekme özelliği fazla olan
uç kısımlarına mıknatısın kutupları denir.
Çubuk mıknatıs tam ortasından bir
iple asıldığında, kutuplardan biri kuzeye, diğeri güneye yönelir. Kuzeye yönelen
uca kuzey kutup (N), güneye yönelen uca güney kutup (S) adı
verilir.
Mıknatıslar; demir, nikel, kobalt
gibi maddeleri çekerler. Mıknatıs tarafından çekilebilen bu tür maddelere manyetik maddeler
denir.
Mıknatısın, manyetik cisimleri her
yönde çekebildiği alana mıknatısın çekim alanı denir. Mıknatısın bu çekim
alanına mıknatısın manyetik alanı da
denir.
Mıknatısın çevresinde oluşturduğu bu
manyetik alan, manyetik kuvvet çizgileri ile gösterilir.
Manyetik kuvvet çizgileri,
mıknatısın N kutbundan çıkıp S kutbuna görecek şekilde
yönlendirilir.
Bir mıknatısın manyetik kuvvet
çizgileri, mıknatısın uçlarına yakın bölgelerde daha sık, uzak bölgelerde ise
seyrektir. Manyetik alanın şiddeti manyetik kuvvet çizgilerinin sık olduğu
yerlerde büyük ve manyetik kuvvet çizgilerinin seyrek olduğu yerlerde küçük
olur.
B.
MIKNATISLANMA
Manyetik maddeler, sürtünme, dokunma
ve tesir ile mıknatıslanabilirler.
Bir mıknatısın manyetik alanı içine
yerleştirilmiş, mıknatıs özelliği olmayan bazı maddeler, alan içinde belli bir
süre kaldıktan sonra mıknatıslık özelliği kazanırlar. Bu tür mıknatıslanmaya tesir ile
mıknatıslanma denir.
Isıtma, çarpma ve manyetik alanının
ortadan kaldırılması gibi yollarla maddelerin mıknatıslık özellikleri yok
edilebilir.
Mıknatıslık özelliği olmayan
manyetik maddelerin manyetik özellik gösteren küçük bölgelerinin dizilişi
düzensiz ve karışıktır. Mıknatıslandığında ise bu manyetik özellik gösteren
küçük bölgelerin dizilişi düzenli hale gelir.
Demir, mıknatıslandığında
mıknatıslığı geçici olur ve buna geçici mıknatıslanma denir.
Çelik ise mıknatıslık özelliğini
uzun süre korur ve buna daimi (sürekli) mıknatıs
denir.
Mıknatısın
Bölünmesi:
Bir mıknatıs bölündüğünde oluşan her
parçacığın mıknatıslığı devam eder. Bu nedenle her parçanın N ve S kutupları
bulunur.
Bölünmüş mıknatısın bir ucu N
kutbunu iter, diğer ucu ise çeker. N kutbunu iten uç N, çeken uç ise S tir.
Mıknatısın bölme işlemi defalarca tekrarlandığında elde edilen her parçada N ve
S kutuplarının etkisi devam eder.
Mıknatısların Çekme ve İtme
Kuvvetleri :
iki mıknatıs birbirine yeterince
yaklaştırıldığında aralarında çekme veya itme şeklinde bir kuvvet
oluşacaktır.
Mıknatıslarda aynı tür kutuplar
birbirini iter ve zıt kutuplar birbirini çeker.
Mıknatıs etkisinin ortamlardan geçişi:
Mıknatısın manyetiklik etkisi
manyetik kuvvet çizgileri ile belirtilir. Bu manyetik kuvvet çizgileri manyetik
maddelerde daha sık ve etkin olurlar. Buna karşılık manyetik olmayan maddelerde
seyrek olacakları için mıknatıslık etkisini iyi
iletemezler.
Manyetik alan, boşluk dahil her
ortamda etkindir ve yalıtılması ortam etkisi ile mümkün
değildir.
Bir mıknatısın kutuplarının pusula
ile belirlenmesi:
Kutupları bilinmeyen bir mıknatısın
hangi ucunun kuzey (N), hangi ucunun güney (S) olduğu bir pusula ile
belirlenebilir.
Mıknatısın bir kutbu, pusula
ibresinin kuzey yönü gösteren ucuna yaklaştırıldığında, çekme etkisi görülürse
bu uç S kutubudur veya itme etkisi görülürse N kutbu
olduğu anlaşılır.
- YERKÜRE'NİN MANYETİK
ALANI
Ortasından bir iplik ile bağlanarak
asılan çubuk mık sın belirli bir doğrultuyu alması, mıknatısa bir manyetik
alanın etki ettiğini gösterir. Bu alan yerin manyetik
alanıdır.
Mıknatısın N kutbu kuzeyi ve S kutbu
güneyi gösteri kuzeyde bir güney mıknatıs kutbunun ve güneyde kuzey mıknatıs
kutbunun olduğunu gösterir.
Pusula ibresi, manyetik kutuplar
doğrultusunda sapacağı için, coğrafi kuzey-güney ekseni arasında bir açı oluşur.
Bu açıya sapma
açısı denir.
Yerin manyetik kutupları arasındaki
eksen ile dönme ı seni arasında yaklaşık 15° lik açı
vardır. Dünya'nın manyetik alanının gösterdiği etki yerin merkezine konmuş büyük
bir çubuk mıknatısın manyetik alanına benzer
- ELEKTROMIKNATIS
İçinden elektrik akımı geçen telin
yanına bir pusula yerleştirildiğinde pusula ibresinin saptığı gözlenir. Pusula
ibresinin ancak manyetik alan etkisi ile saptığı bilindiğine göre akım geçen
iletkenin çevresinde manyetik alan oluşturduğu
anlaşılmaktadır.
Galvanoskop
: Pusula tel sargı
düzeneğine galvanoskop denir. Bu alet elektrik akımının
varlığını tespit etmek için kullanılır.
Elektromıknatıs
: Bir manyetik
maddenin (demir çevresine üzeri yalıtılmış tel sarılıp akım verildiğinde
manyetik madde (nüve) mıknatıs haline gelir. Buna elektromıknatıs denir.
Devredeki sarım sayısının veya
akımın artması mıknatıslığın artmasını sağlar.
- İNDÜKSİYON AKIMI
Bir akım makarasına bir mıknatıs
kutbu yaklaştırılırsa ya da uzaklaştırılırsa makara
tellerinden elektrik akımı geçtiği görülür. Bu akıma
indüksiyon
akımı denir. İndüksiyon akımının oluşmasının nedeni telin çevrelediği
yüzeyden geçen manyetik kuvvet çizgilerinin sayısının değişmesidir. Mıknatıs
sola doğru hareket ettirilirken indüksiyon akımı 1 yönünde, mıknatıs sağa doğru
hareket ettirilirse indüksiyon akımı 2 yönünde geçer.
İndüksiyon akımının
şiddeti:
Sarım sayısının artması indüksiyon
akımının şiddetini artırır. Mıknatısın veya akım makarasının hızının artması
indüksiyon akımının şiddetini artırır.
VII.
TRANSFORMATÖRLER
Transformatörler potansiyel farkı
(gerilimi) artırmak veya azaltmakta kullanılır. Potansiyel farkı artıran
transformatöre yükseltici transformatör, potansiyel farklı
azaltan transformatöre alçaltan transformatör denir. Transformatörler
yalnız alternatif akım gerilimini değiştirir.
Transformatörlerde kayıplar ihmal
edilirse;
Primer gücü = Sekonder gücü, olur.
P1 =
P2
V1.I1=V2.I2
V1 / V2 = I1 / I2 = n1 / n2
V1 : Primer gerilimi
V2 : Sekonder
gerilimi
n1 : Primer sarım
sayısı
n2 : Sekonder sarım
sayısı
I1 : Primer akımı
I2 : Sekonder
akımı
VIII ELEKTRİK AKIMININ IŞIK
ETKİSİ
Günümüzde teknolojinin
hızla gelişmesinde, elektrik enerjisinin önemi
büyüktür. Çevremize baktığımızda, lambalar, elektrikli ocaklar, elektrikli ütüler,
televizyonlar, buzdolapları, çamaşır makineleri, elektrik motorları, elektrikli
trenler elektrik enerjisi ile çalışan makinelere örnek olarak
verilebilir.
Günlük yaşamda elektrik enerjisinden
en fazla aydınlatmada yararlanmaktayız. Aydınlatma amacıyla kullanılan
elektrikli cihazlara elektrik lambası denir. Elektrik lambaları
elektrik enerjisini ışık enerjisine dönüştürür.
Elektrik lambaları iki şekilde
yapılabilir. Bunlar elektrik ampulü ve boşalım tüpleridir.
A. ELEKTRİK
AMPULÜ
Elektrik ampulünün içindeki ışık
veren kısma flaman denir. Bu flaman erime noktası çok yüksek
ve direnci çok büyük olan bir iletkenden yapılmıştır. Ampulün içi, daha fazla
ışık vermesi ve ömrünün uzun olması için havası boşaltılmıştır. Camla kaplı
kısmın içine azot ve argon karışımı gazlar koyulmuştur. Buna akkor flamanlı lamba da denir. Ampul alttaki yivli
metal kısmı vasıtası ile duy adı verilen yuvasına takılarak devreye
bağlanır.
Flamandan geçen elektrik akımı
flamanın ısınmasına, dolayısıyla ışık yaymasına sebep olur. Çünkü flaman ince ve
direnci yüksek bir telden yapılmıştır. Telin kesiti küçüldükçe iletkenin akıma
gösterdiği direnç de artar. Akımın geçmesine direnen
tel, ısınır ve ışık verir.
Ampulü Oluşturan
Kısımlar
Flaman: Yüksek sıcaklıklara dayanıklı, ince
ve direnci yüksek bir tel olduğunu söylemiştik. Bu tel helezon şeklinde
sarılmıştır ve tungstenden yapılmıştır. Tungstenin erime sıcaklığı çok yüksek
olduğu için erimeden akkor hâle gelebilme özelliğine sahiptir. Aşırı derecede
ısınarak akkor hâle gelen tungstenden yapılmış flaman çevreye ışık yayar. Flaman
ışık yayarken sıcaklığı yaklaşık 4000 °C dir.
Bakır tel: Flaman ile temas noktaları
arasındaki iletimi sağlayan ve bakırdan yapılan metal iletkendir. Duya takılan
ampulde, bakır tel elektrik akımının flamana iletilmesini
sağlar.
Cam: Ampulün iç yapısını dış ortamdan
ayıran kısımdır. Flamanın ısınmadan dolayı oksijenle
temas edip yanmasını önlemek için havası boşaltılır, içine yanma özelliği
olmayan azot ve argon gibi gazlar (asal gazlar) koyulur.
Temas noktaları: Ampulün duya takılarak devreye
bağlanmasını sağlar. Ampuller değişik gerilim ve güçlerde çalışacak şekilde
üretilir.
Ampullerin üzerinde kaç voltluk
gerilim altında kullanılacağı ve gücü yazılıdır.
B. BOŞALIM (DEŞARJ)
TÜPLERİ
Normal şartlar altında hava ve diğer
gazlar iletken değildir. Yalnız basınçları düşürüldüğünde gazlar iletkenlik
özelliği gösterirler. Gazların bu özelliğinden yararlanılarak boşalım tüpleri
ile ışık elde edilir.
Boşalım tüplerinin
iki ucunda elektrotlar bulunur.
Bu elektrotlara yüksek gerilim uygulandığında tüp içindeki gazlar iletken hale
gelerek ışık yayarlar. Eğer tüp içindeki gazların basıncı yüksek değerde; yani
atmosfer basıncına eşit değerde ise gazlar elektrik akımını iletmez ve ışık
yaymaz.
Tüp içine değişik türde gaz
konulabilir. Her gazın cinsine göre değişik renklerde ışık yayılır. Örneğin;
neon gazı kullanıldığında kızıl, helyum gazı kullanıldığında pembe, argon gazı
kullanıldığında mavi-beyaz, cıva buharı yeşil-mavi renkte ışık
yayılır.
Boşalım tüpleri en yaygın olarak
aydınlatmada kullanılır. Flüoresan lambaların temelini boşalım tüpleri
oluşturur.
Bunun dışında boşalım tüpleri reklam
lambası olarak da kullanılır.
IX. ELEKTRİK AKIMININ ISI
ETKİSİ
Bir telden elektrik akımı geçince bu
akım telin ısınmasına sebep olur. Elektrik akımını oluşturan elektronlar bir
telden geçerken, elektronların hareketi telin atomları tarafından zorlaştırılır.
Bu atomların elektronların hareketini engellemesinden dolayı, elektronların
hareket enerjisinin bir kısmı ısı enerjisine dönüşür.
Bir devreden geçen elektrik akımının
şiddeti arttıkça etkileri o kadar artar. Şekillerde görüldüğü gibi seri bağlı
özdeş iki pilin gerilimi, bir pilin geriliminin iki katı olur. iki pil
kullanıldığında devreden geçen elektrik akımı da iki katına çıkar. Böylece iki
pil kullanıldığında tel daha çabuk ısınarak mumun daha kısa sürede erimesi
sağlanır.
Çeşitli sigorta tiplerinin şeması ve
işlevleri : Elektrik devrelerinde, aşırı
akımları önleyerek, elektrik devrelerini hasarlardan koruyan devre elemanlarına
sigorta denir. Sigortalar çok geniş alanlarda
kullanılır. Sigortalar evlerde, iş yerlerinde ve elektrik santralleri gibi
endüstri kuruluşlarında, kullanılacakları yerlerin özelliklerine uygun olarak
yapılır.
Sigortalar, metal çifti sigortalar,
manyetik sigortalar ve eriyen telli sigortalar olmak üzere üç gruba
ayrılır.
1.
Metal çiftli sigortalar
Şekildeki devre akımı sigortadan
geçerken metaller ısınmaya başlar. Sigortadaki iki metalin türü farklı olduğu
için biri diğerinden fazla genleşir. Böylece metal çifti aşağı doğru bükülür ve
X noktasından ayrılır. Böylece devre açılır ve akım
kesilir.
2.
Manyetik sigortalar
Devreden aşırı akım geçmeye başlayınca sigortadaki makaranın içerisindeki demir
çekirdek mıknatıslanarak karşısındaki metali çeker. Böylece X noktasından devre
açılarak akım kesilmiş olur.
3. Eriyen telli
sigortalar
Bu tip sigortalardan kofra tipi sigortalar yaygın olarak kullanılır. Porselenden
yapılmış gövde üzerinde, gövde kapağı, buşon ve buşon kapağı gibi kısımlar bulunur.
A ve B uçları sigortanın devreye
bağlanmasını sağlarken C kısmına da gövde kapağı takılır. Gövde kapağı kazaları
önlemek için yapılmıştır.
Bu tip sigortalarda, eriyen telli
buşon kullanılır. Devreden geçen aşırı akım, buşonun içindeki telden geçerek
telin eriyerek kopmasını sağlar. Böylece devre açılarak akım kesilmiş olur. Bu
durumda buşon atılır ve yenisi takılarak devre
çalışabilir bir duruma getirilir.
X. ELEKTRİK AKIMININ KİMYASAL
ETKİSİ
A.
ELEKTROLİZ
İletken bir sıvının elektrik akımı
ile kendini oluşturan elementlere ayrılmasına elektroliz denir.
Sıvılarda elektrik akımı iyonlar ile
sağlanır. Saf suyun içinde (+) ve (-) yüklü iyonlar yeteri kadar bulunmadığından
elektrik akımını iletmez.
Ancak saf su içine (+} ve (-)
iyonlarına ayrışabilen maddeler konularak elektrik akımı iletilebilir. Bu
maddeler asit, baz ve tuz olabilir.
Saf su içine tuz atıldığında iyonlar
oluşacağından elektrik akımı iletilir.
Evlerimizde kullandığımız sular,
içinde değişik kimyasal maddeler taşıdığı için elektrik akımını iletir. Bu
nedenle ıslak ellerimizle elektrikli aletlerin fişlerini
takmamalıyız.
Elektrik akımını ileten bu tür
sıvılara elektrolit denir. Pilin (+) ucuna bağlanan
elektrota anot, pilin (-) ucuna bağlanan elektrota katot
denir.
Suyun Elektrolizi:
Elektroliz kabının içindeki suya
birkaç damla sülfürik asit damlattığımızda elde ettiğimiz çözelti elektrik
akımını iletir.
Pillerin (-) kutuplarının bağlı
olduğu tüpte hidrojen, pillerin (+) kutuplarının bağlı olduğu tüpte ise oksijen
gazı toplanır. Böylece suyun elektrolizi ile hidrojen ve oksijen gazı elde
edilir.
Bilindiği gibi suyun yapısında
hidrojen ve oksijen atomları (H2O) bulunur.
- METALLERİN
KAPLANMASI
▪
Elektroliz ile cisimler, istenilen metal ile
kaplanabilirler.
▪
Kaplamacılıkta elektrolit olarak kaplama maddesinin çözeltisinin
kullanılması gerekir.
Örneğin, kaşık bakır ile kaplanacak
ise kaşık katoda, bakır anoda yerleştirilmeli ve elektrolit olarak bakır
bileşiği olan bakır klorürün sudaki çözeltisi kullanılır. Bu durumda devreye
akım verildiğinde kaşığın üzeri bakır ile kaplanır.
Cl- iyonları (+) elektroda
elektronlarını bırakırlar ve serbest hale geçerler. Eriyik içindeki (Cu++) ve (Cl-) iyonları bitince, kaplama işi durur. Bunu
önlemek için (+) elektrot olarak, kaplayacak metal asılır ve kaplama sırasında
harcanan atomlar (+) elektrottan alınmış olur. Cl- iyonları açığa çıkmak yerine bakır ile
etkileşerek bakır klorür oluşturur. Böylece kaplama işleminin yeterince sürmesi
sağlanır. Bakır elektrot bitince yerine yenisi asılır.
▪ Kaplama için tüm metaller
kullanılabilir.
Nikel, krom gibi metaller paslanmayı
önlemede; altın, gümüş gibi metallerde süs ve ziynet eşyalarının kaplanmasında
kullanılır.
▪ Metal kaplama işlemi hem iletken
yüzeylere (metallere) hem de yalıtkan yüzeylere (plastik, tahta, deri)
uygulanabilir.
Fakat yalıtkan yüzeylerin önce
iletken duruma getirilmesi gerekir.
XI. ÜRETEÇLER
(PİLLER)
Günümüzde, insan hayatında pillerin
çok önemi vardır. Kullandığımız aletlerin büyük bir kısmı piller ile
çalışmaktadır. El feneri, radyo, kasetçalar, hesap makinesi, saat, fotoğraf
makinesi gibi âletlerin çalışmasında piller kullanılır.
Silindir şeklinde bir yapıya sahip
olan 1,5 voltluk kuru pillerin üst kısmının ortasında bulunan pirinçten yapılmış
başlık, (+) kutuptur. Pilin bütün dış yüzeyini kaplayan çinko kap ise (-)
kutuptur. Pilin yan yüzleri yalıtkan bir cisimle kaplanır. Sadece alt kısmında
çinko levha açık bırakılır. Burası negatif kutup olur.
Yassı piller ise değişik voltajlarda
yapılmıştır. Bunların üst yüzeyinde küçük halka şeklindeki kısım (+) kutup,
büyük halka şeklindeki kısım ise (-) kutuptur.
Piller, kullanılacakları yerlere
uygun olarak değişik büyüklükte ve şekillerde yapılırlar. Meselâ, kol
saatlerinde çok küçük piller kullanılır.
Bir düzen içinde bağlanmış birden
fazla pile batarya denir.
Piller, kimyasal enerjiyi elektrik
enerjisine dönüştüren elemanlar olduğu için değişik türleri yapılabilmektedir.
Bunlardan biri de volta pilidir.
Volta pilinde kullanılan sülfürik
asit çözeltisinde, hidrojen (H+) ve sülfat
(SO4}-2 iyonları bulunur. İyon, (+) veya (-) yüklü atom
veya atom gruplarına denir. Çözeltideki hidrojen iyonları bakır elektrot
üzerinde, sülfat iyonları ise çinko elektrot üzerinde
toplanırlar.
Böylece bakırın (+) yükle ve
çinkonun (-) yükle yüklenmesine sebep olurlar. Böylece pillerdeki (-) ve (+)
kutuplar meydana gelir. Çinko üzerindeki bu (-) yükler, iletken ve ampul
üzerinden geçerek (+) yüklü bakır elektrota doğru
akarlar. Elektronların bu akışı sırasında ampul yanar.
Volta pili çok çabuk biter.
Kullanışlı olmadığı için en çok kuru piller kullanılır.
B.
AKÜMÜLATÖRLER
Uzun süre elektrik akımı elde etmek
için pil yerine akümülatör (akü) denilen cihazlar
kullanılır.
▪
Akümülatörler doldurulurken elektrik enerjisini yasal enerjiye
çevirirler. Buna akümülatörün şarjı denir.
▪
Boşalırken ise kimyasal enerjiyi tekrar elektrik enerjisine çevirir. Buna
da, akümülatörün deşarjı denir.
Akümülatörler sülfürik asit içine
yerleştirilen kurşun plakalardan oluşur ve boşaldıklarında tekrar
doldurulabilirler. Benzer işleve sahip olan piller ise boşaldıktan sonra bir
daha doldurulamazlar.
Boşaldığı zaman doldurulabilen
piller de vardır. Ancak bunların yapısı akümülatörlerden
farklıdır.
Akümülatörün kullanımında dikkat
edilecek bazı hususlar:
1.
Tamamen boşalıncaya kadar kullanılmamalıdır.
2.
Kısa devre edilmemelidir.
3.
Doldurulma sırasında akım, belli bir değerin üzerine
çıkarılmamalıdır.
4.
Kutup başlarının paslanması önlenmelidir.
5.
Temiz tutulmalıdır.
▪ Akümülatörlerin en önemli kullanım
yerleri; otomobil, uçak, denizaltı, tren, laboratuar ve telefon santralleri gibi
yerlerdir.
C. ALTERNATİF AKIM ve DOĞRU AKIM
JENERATÖRLERİ
Herhangi bir basit elektrik
devresine akım, pil akümülatörden sağlanır. Pil veya akümülatörün verdiği akım
tek yönlüdür. Bu tür akıma doğru akım denir. Şekilde de görüldüğü gibi bir mıknatısın kutupları arasında oluşan manyetik alan içindeki
iletken (bobin) döndürülecek olursa yönü ve şiddeti değişen
bir akım elde edilir. Buna alternatif akım denir. Alternatif akım bir
indüksiyon akımıdır. Alternatif akım elde edilen bu cihaza alternatif akım
jeneratörü denir.
Doğru akımın (tek yönlü) elde
edildiği jeneratöre doğru akım jeneratörü denir.
H. ELEKTRİK ENERJİSİNİN TAŞINMASI ve
KULLANILMASI
Evlerimizde kullandığımız elektrik
enerjisinin potansiyel farkı (voltaj) 220 V tur. Bu enerjinin üretildiği
santraller ile tüketim merkezleri arasındaki uzaklık oldukça fazladır. Elektrik
enerjisinin taşınması sırasında enerji kayıpllarının
en aza düşürülebilmesi için voltaj
yükseltilir. Transformatörlerle yükseltilen bu voltajın değeri 380000
volt olur. Yüksek voltajdaki elektrik enerjisinin akımı çok küçük olacağı için
taşıma hatlarındaki iletkenlerde ısı enerjisi kaybıda
en aza indirilmiş olur. Elektrik enerjisi tüketim merkezlerine taşındıktan sonra
transformatörlerle kademeli olarak 220 V a düşürülerek evlerimizde
kullanılır.
Günlük Hayatta Kullandığımız Bazı
Elektrik Cihazları:
Ampul : Elektrik enerjisini ışık enerjisine
dönüştüren cihaza elektrik ampulü denir.
Akım geçen flaman ısınarak akkor
hale geçerek ışık yayar.
Isıtıcılar: Elektrik enerjisini ısı enerjisine
dönüştüren cihaza denir. Elektrik sobası, su ısıtıcısı ve ütü bu tip
cihazlardandır.
Sigorta : Elektrik tesislerinde, kaza veya
yanlış kullanım sonucu aşırı akım çekilmesi halinde, yangın çıkmasını ve can
güvenliğinin tehlikeye girmesini önler.
Zil : Bir elektro mıknatıs ile kontrol
edilen tokmak düzenli olarak çana vurdurularak elektrik enerjisi ses (hareket)
enerjisine dönüştürülür.
Eektrik Motoru : Elektrik enerjisini mekanik enerjiye
dönüştüren cihazlara denir. Manyetik alan içindeki bobine (rotor) akım verilerek
manyetik kuvvetin etkisiyle rotorun ve milin dönmesi
sağlanır.
Mikrofon : Sesi elektrik enerjisine dönüştüren
cihaza denir.
Hoparlör: Elekrik
enerjisini sese dönüştüren cihaza denir.
Transistor : Transistörler akım uygulandığında, içinde meydana gelen
elektrik alanı, serbest elektronlara sadece bir yönde hareket sağlar. Transistörler elektrik akımını tek yönde geçiren elemanlar
olduğu için alternatif akımı doğru akıma dönüştürmede
kullanılabilir.
Elektrik devrelerinde istenildiği
zaman elektik akım şiddetini yükselten transistorlar de
kullanılabilir.
Amplifikatör : Şiddeti zayıf olan elektrik
enerjilerini karakterini değiştirmeden yükselten elektronik cihazlara denir.
Amplifikatörlerin kendisine verilen akımın şiddetini artırması, sesin
elektriksel yöntemlerle yükseltilmesini sağlar.
Radyo : Bir vericiden gönderilen
elektromanyetik dalgalar anten ile alınarak elektrik enerjisi olarak radyoya
verilir.
Radyoda kuvvetlendirilen bu enerji
ses enerjisine dönüştürülür.
Telsizler ve cep telefonları da aynı
prensiple çalışırlar.
Televizyon : Verici antenden yayınlanan ses ve
görüntünün özelliğini taşıyan elektromanyetik dalgalar televizyon antenleriyle
alınarak kuvvetlendirilip ses ve görüntüye dönüştürülür.
Telefon : Bir telefon ahizesinde hem
hoparlör, hem de mikrofon bulunur. Mikrofon, konuşmalarımızı alarak karşı tarafa
iletilmesini sağlar. Hoparlör ise karşı taraftan gelen konuşmaları duymamızı
sağlar.
GÜÇ VE ENERJİ Günlük Hayatta Kullandığımız Bazı Elektrik Cihazları ELEKTRİK ENERJİSİNİN TAŞINMASI ve KULLANILMASI AKÜMÜLATÖRLER ÜRETEÇLER (PİLLER) METALLERİN KAPLANMASI ELEKTRİK AKIMININ KİMYASAL ETKİSİ MANYETİZMA MIKNATISIN KUTUPLARI VE MANYETİK KUVVET ÇİZGİLERİ MIKNATISLANMA
2012-04-18 tarihinde Dosyabak.com tarafından DersNotları FenveTeknoloji kategorisine eklenen bu içerik toplam 7059 kez ve en son 2026-05-12 07:47:55 tarihinde görüntülenmiş.
