Noktalama İşaretlerinin Tarihi

Noktalama İşaretlerinin Tarihi

İnsanlar duygu ve düşüncelerini ifade edebilmek, aktarabilmek ve okuduğunu karşısındakine anlatabilmek için işaret sistemlerinden oluşan harfleri ve bu harfleri düzenleyen kurallar bütününü bilmek zorundadırlar. Noktalama işaretleri, duygu ve düşüncelerimizi daha açık bir şekilde dile getirmeye, cümlenin yapısını ve duraklama notalarını belirlemeye, okuma ve anlamayı kolaylaştırmaya, sözün vurgu ve ton gibi özelliklerini belirtmeye yardımcı olur.


 Noktalama işaretlerinin tarihi, Bizans dilbilgini Aristophanes ile başlar. Bununla birlikte düzenli olarak kullanımı, XVI. yüzyılda matbaanın icadı ile gerçekleşmiştir. XIX. yüzyılda ise, genelleşerek kesin kurallara bağlanmıştır.


 Bizim edebiyatımızda, noktalama işaretleri, ancak Avrupa'yı tanıdıktan sonra, XIX. yüzyıldan itibaren görülmeye başlamıştır. İlk olarak Şinasi, Şair Evlenmesi (1859) adlı tiyatro oyununun başında iki işaretten söz etmektedir: "Mu'tarıza ( ) içinde bulunan kelâm hâli târif içindir. Şöyle bir hatt-ı ufkî - söz başına delâlet eder. Nokta, sözün nihayetine alâmet olur".


 Şemsettin Sami de, Kamus-ı Türkî adlı sözlüğünde iki noktaya (:), noktateyn; virgüle (,), fasıla demektedir.
 Önceleri düzyazı metinlerinde kullanılan noktalama işaretlerinin, şiirde kullanılmadığını görüyoruz. Başlangıçta, hem şiir hem düzyazı yazan edebiyatçılarımız, noktalama işaretlerini, düzyazı metinlerinde kullanmışlar, bununla beraber şiir halinde yazdıkları metinlerde noktalama işaretlerini kullanmamışlardır. Sonraları şiirlerde de başarı ile noktalama işaretlerinin kullanıldığı görülmektedir. Örneğin Recaizâde Mahmut Ekrem, hem Araba Sevdası adlı romanında, hem de Zemzeme, Pejmürde gibi şiir kitaplarında bu işaretlere dikkat etmiş ve yerli yerinde kullanmıştır. Servet-i Fünûn döneminde, Tevfik Fikret'in şiirlerinde, noktalama işaretlerinin dikkatle kullanıldığını görmekteyiz.
 Cumhuriyet döneminde, noktalama işaretleri daha çok önemsenmiş sayıları ve türleri arttırılmıştır.
 Yazıdaki trafik işaretleri olarak da tanımlayabileceğimiz noktalama işaretleri şunlardır:


 Nokta İşareti ( . ) ve Kullanıldığı Yerler
 Hüküm, yargı bildiren, tamamlanmış cümlelerin sonuna konur:
 Türk'üm.
 Okul açıldı.
 "Artık ana dili büsbütün işitilmez olmuştu. Hasan, köşeye büzüldü; bir şeyler soran olsa da susuyordu, yanakları pençe pençe, al al olarak susuyordu. Portakal bahçelerine dalmış, göğsünde bir katılık, gırtlağında lokmasını yutamamış gibi bir sert düğüm, daima susuyordu." (Eskici; Refik Halit Karay)
 Bazı kısaltmaların sonuna konur:
 Prof., Doç., Dr., İst., s., vb., Cad., Sok., Alm., Ar., Far., Fr., İng.
 Nokta kullanılmayan kısaltmalar:
 TBMM, TDK, D, B, K, G, KB, GB, KD, GD (sekizi de yön),
 m, cm, g, kg, l, C, Fe
 Sayılardan sonra sıra belirtmek için "-ncİ" ekinin yerine kullanılır:
 50. yıl kutlamaları, Cumhuriyet'in 75. yılı, yılın 365. günü
 IV., II. Mehmet, XV. yüzyıl
 Üçlü gruplara ayrılan sayılar arasına konur:
 12.584.000, 325.355.254
 Tarihlerde gün, ay ve yıl rakamlarının arasına konur.
 05.02.1972, 119.12.1996, 29.X.1923
 Ay adları harfle yazılırsa nokta kullanılmaz:
 29 Ekim 1923
 Saat bildiren sayılarda saat ile dakika arasına konur:
 08.30, 14.40, 23.58, 00.20[3]
 Bir yazının maddelerini gösteren rakam ve harflerden sonra konur:
 I. II. A. B. 1. 2. a. b. i. ii.
 Bibliyografyada her künyenin sonuna konur:
 Agâh Sırrı Levent, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, Ankara 1960.
 Matematikte çarpı işareti yerine konur:4.5=20


tag Noktalama İşaretlerinin Tarihi dil ve anlatım ders notları

2012-04-09 tarihinde Dosyabak.com tarafından DersNotları DilBilgisi kategorisine eklenen bu içerik toplam 1664 kez ve en son 2016-12-08 14:54:16 tarihinde görüntülenmiş.